Nikotinin kan akışını azalttığı ve iyileşmeyi geciktirdiği bilinmektedir.
Ameliyat öncesi danışmanlık sırasında hastalarımıza sunduğumuz tüm rehberlikler arasında en çok tartışılan konu “sigarayı tamamen bırakmak” olmuştur. Sigarayı bırakmaları gerektiği söylendiğinde, hastalar genellikle şu alternatifleri getirir: “Sadece sigara sayısını mı azaltayım?”, “Daha düşük nikotinli vape mı kullanayım?” veya “Yama mı yapayım?”. Nikotin bağımlılığının çok güçlü olduğunu ve yaklaşan bir cerrahi stresin ironik olarak sigara içme isteğini artırabileceğini biliyoruz. Ancak, plastik cerrahide, nikotin sadece uzun vadede sağlık için bir tehdit değil; aynı zamanda acil bir cerrahi toksindir.
Genellikle, sigara kullanımı kanserleri önlemek amacıyla genel sağlık açısından uzun yıllardır tavsiye edilmez. Ancak, plastik cerrahide, hemen fark edilmesi gereken bir tehlike söz konusudur. Seçmeli bir cerrahi ve nikotin kullanımı bir araya gelirse, ciddi komplikasyonlar için büyük risk oluşur. Bu durum, kişinin görünümünü artırması gereken bir ameliyatı, kalıcı disformiyaya yol açabilecek hale getirir. Lin Europe Kliniği‘nde, “nikotine hayır” kuralını yalnızca yaşam tarzınıza bir yargı olarak görmüyoruz; bunun yerine, cildi kaldırmamızın gerçekten hayatta kalıp kalamayacağını sağlamak amacıyla sıkı bir güvenlik kuralıdır.
Nikotinin Cildinizi Nasıl Zarar Verdiği

Tehlikenin özünü kavrayabilmek için, nikotin’in dolaşım sisteminiz üzerindeki etkisini anlamanız gerekir. Nikotin, çok güçlü bir vazokonstriktör ilaçtır. Bir sigara dumanını veya buharı soluduğunuz anda, kimyasal hızla damarları büzerek çaplarını önemli ölçüde daraltır. Bu genelleştirilmiş bir etkidir, ancak en zararlı etkisi, cilde mikrovasküler damarlar ile beslenen çok küçük damarlardaki büzülmedir.
Durumu bir bahçe analojisiyle anlatayım. Kan damarlarınız, çimlerinizi sulayan bahçe hortumlarınız gibidir. Nikotin, hortuma basan ağır bir çizmeye benzer. Sonuç olarak, suyun akışı ince bir sızlamaya düşer. Sağlıklı bir kişide bu durumla başa çıkmak mümkündür. Ancak, cerrahi, kasıtlı olarak dokuları kesip yeniden düzenlediğimiz bir durumdur ve bu, zaten geçici de olsa, dokuların kan akışını kesintiye uğratır. Dolayısıyla, nikotin’in “çizmesi” (damar büzülmesi) ile birlikte, kan akışı öyle azalır ki, doku bile hayatta kalamaz hale gelir. Kanla taşınan oksijen, hücrelerin daha iyi fonksiyon göstermesi için hayati önemdedir. Hücreler oksijenden mahrum kalınca, kısa sürede ölürler.
Doku Ölümü
Sigara içmek, plastik cerrahisinde çeşitli problemlere yol açabilir, ancak en korkulanı Doku Nekrozudur. Bu durum, temel olarak, vücut dokularının ölmesidir. Nekroz genellikle, cildin morardığı, ardından ölmesine bağlı olarak siyaha döndüğü ve ölü derinin dış tabakasının sert, kurumuş bir kabuk (eskhar) gibi ayrıldığı durumlarda görülür.
Bu komplikasyonun görülme sıklığı, Abdominoplasti, Meme Kaldırma ve Yüz Germe gibi “cilt flep”lerine bağlı ameliyatlarda oldukça yüksektir. Bu işlemlerde cilt kaldırılır ve geniş bir alan, altta yatan dokulardan uzaklaştırılır. Gerilen cilt, flebin kenarındaki küçük damarlar aracılığıyla beslenir; bunlar, gerilmeden sonra kalan tek damarlardır. Sigara, bu damarların kapanmasına neden olur, ve kan akımından en uzak bölge olan flebin en uç noktası (genellikle abdominoplasti kesi hattı ya da meme kaldırma sonrası meme ucu) önce oksijen ve besin alamaz hale gelir ve ölür. Bu durumda, hasta iyileşmesi uzun zaman alan büyük bir açık yaraya sahip olur ve yerine, geniş, disfigure edici bir iz yerine dar ve beyaz bir iz kalır.
Vaping ve Diş Etleri Ne Durumda?
Günümüz hastaları, gerçekleri bilmedikleri için, sorunun esas suçunun sigara (katran, karbonmonoksit) olduğunu düşünür ve bu nedenle “temiz” nikotin dağıtım sistemleri olan Vaping (Elektronik Sigara), nikotin sakızları veya yamaların güvenli olduğunu düşünürler. Bu tamamen hatalıdır.
İlk olarak, karbonmonoksit ve katran, akciğer hasarına neden olan maddelerdir. Öte yandan, nikotin, damarların büzülmesine neden olan ajandır. Nikotin vücuda nasıl girerse girsin—bir vape kalemi, sakız veya sigara içmek—damarlar üzerindeki etkisi aynıdır. Bir abdominoplasti sonrası nikotin yaması, bir paket sigara içmekle aynı kan akışını azaltma seviyesine sahiptir. Bu nedenle, cerrahi öncesinde “bırakmak” için tek yol, tüm nikotin formlarından tamamen vazgeçmektir.
Nikotinin Anestezi ile İlişkisi: Sağlıksız Bir Kombinasyon

Necroz dışında, nikotin iyileşme sürecini yavaşlatmada da önemli bir rol oynar. Sigara içenlerin ameliyat sonrası enfeksiyonlara yakalanma olasılığı oldukça yüksektir. Sigara içenlerde enfeksiyona karşı hücresel yanıt, içmeyenlere göre daha zayıftır ve bu nedenle enfeksiyon sıklıkla gelişir. Kan akışındaki azalma sonucunda, dokulara ulaşan oksijen miktarı azalır ve kolajen üretimi düşer. Bu nedenle, sigara içenlerin yaraları yaklaşık iki kat daha yavaş iyileşir, renkleri daha koyu olur ve geniş yara izi oluşumuna eğilim vardır, ki bu da anormal kolajen birikimiyle açıklanabilir.
En önemlisi, sigara içmek akciğerleriniz açısından oldukça zararlıdır; çünkü hava yollarındaki sümük atımını azaltır ve böylece akciğerlerin oksijenlenmesini zorlaştırır. Bu, genel anestezi altında büyük bir endişe kaynağıdır ve pnömoni veya akciğerin çökmesi (atelektazi) riskini artırır. Abdominoplasti sırasında, sigara içme nedeniyle öksürük, büyük bir sorundur. Öksürmek, karın içi basıncını artırır ve bu da kas onarım hattındaki gerilimi artırır; hatta iç dikişlerin kopmasına neden olabilir ve bu da ikinci bir cerrahi gerektirebilir.
Vücut İyileşmek İçin Zamana İhtiyacı Var
Bunun nedeni, insan vücudunun nikotine veda etmekle kalmayıp, damarların iç yüzeyini sağlama almak ve normal kan akışını yeniden tesis edebilmek için yeterli zamanı gerektirmesidir. Lin Europe Klinik‘nde, cerahatten önce 4 ila 6 hafta sigara yasağı koyuyoruz ve cerrahiden en az 4 ila 6 hafta sonra da sigara içilmesini önermiyoruz.
Ameliyattan iki gün önce bırakmak işe yaramaz. Damarların normale dönmesi haftalar alır. Bu konuda oldukça ciddiyiz; hatta gerekirse, ameliyat günü hastanın idrar örneğinde kotinin testi yapabiliriz. Nikotin pozitif çıkarsa, operasyonu iptal etme hakkı bizde değil, sizin kararınızdır. Görüldüğü gibi, ciddi riskler taşıyan ameliyatı ertelemek, gangren riskine karşı daha akıllıca bir karardır. Biz, sizin güvenliğinizi sağlayan güvencesiyiz. Siz, asla pişman olacağınız bir kararı vermemeni sağlıyoruz.
Nikotin ve Cerrahi Hakkında En Sık Sorulan Sorular
Kesinlikle. Hiç nikotin içermeyen (0mg) vape sıvısı, damar büzülmesine neden olmaz ve genel olarak, bu tür ürünlerin kullanılmasında sorun yoktur; ancak, akciğerlerinizi anesteziye hazırlamak için herhangi bir kimyasal solumaktan kaçınmanızı öneririz.
Bir sigara, birkaç saat boyunca süren büyük bir damar büzülmesine neden olmaya yeterlidir. Eğer bu dürtüyü bastıramıyorsanız, ameliyatöncesi anestezistiniz ve cerrahınıza durumu mutlaka dürüstçe bildirin çünkü bu, risk profilinizi değiştirir.
Elbette, eğer yoğun sigara içen biriyle yaşıyor ve sürekli ikinci el sigara dumanına maruz kalıyorsanız, bu, nikotin seviyenizi artırabilir ve mikro dolaşımı olumsuz etkileyebilir. İyileşme alanınızın sigara dumanıyla kirli olmadığından emin olun.
Asla değil. Nikotin sakızı, doğrudan kanınıza geçen yüksek yoğunlukta damar daraltıcı içeren bir ürün olup, yalnızca nikotin içermeyen yöntemler (örneğin düzenli sakız çiğneme veya meditasyon) kullanılarak kullanılmalıdır; bu tarz yöntemler, iyileşme sürecinde sakinleşmek için idealdir.
En az 6 hafta sonra ameliyat yapılması tavsiye edilir. Bu süre içinde en kritik iyileşme gerçekleşmiş olur ve cilt fleplerine kan sağlayan damarlar, nikotinin etkilerine dayanacak kadar güçlenir; ancak, biz her zaman sigara içmekten kalıcı olarak vazgeçmenizi öneriyoruz.



