Sorun, skar dokusunun implant çevresinde sıkılaşmasıyla ortaya çıkar.
Gerekli tüm araştırmaları yaptınız, size uygun boyutu seçtiniz ve hatta ameliyatınızı geçirdiniz. İlk birkaç ay boyunca her şey mükemmel görünüyor. Memeleriniz güzel, yumuşak, yuvarlak bir şekildedir ve iyileşme iyi ilerliyor. Ancak, zamanla bir şeylerin değiştiğini fark edersiniz. Bir meme giderek daha sert hale gelir ve sonunda sert olabilir, hatta şekli değişebilir ya da kaldırılmış gibi görünebilir. Böylece, meme büyütmenin kabusuyla karşılaşmış olursunuz: Kapüler Kontraktür.
Korkunun ilk kaynağı her zaman bilinmeyen şeydir, bu yüzden Lin Avrupa Kliniği‘nde bilgimizi paylaşmak istiyoruz ki korku artık sizi yönetmesin. Kapüler Kontraktür, meme büyütmede tekrar ameliyatın başlıca nedeni olmakla birlikte, bilinmeyen bir olay değildir. Bu sadece, açıklayabileceğimiz, önleyebileceğimiz ve düzeltebileceğimiz biyolojik bir tepkidir. Asıl önemli olan, vücudun neden böyle tepki verdiğinin kökenine inilmesidir ve böylece memenizin uzun süre yumuşak ve doğal kalacağından emin olabilirsiniz.
Vücudun Doğal Savunması: Kapsül
“Kapsül” kavramını anlamak, kontraktürün nasıl oluştuğuna geçmeden önce önemlidir. Vücuda yabancı bir nesne yerleştirildiğinde, vücut hemen onu “kendi değil” olarak tanımlar. Silikon implantı sindirmek veya dışarı atmak mümkün olmadığından, vücut bunu izole etmeye karar verir. Bunu başarmak için, kolajen lifleri tabakası üretir ve implantı bu tabakayla sarar, böylece implant, diğer dokularınızdan ayrılır. Bu tabaka oluşturan yaşayan kapsül, skar dokusunun çevresini kuşatan bir zar olarak adlandırılır. Sağlıklı bir büyütmede, kapsül çok ince ve esnektir. Aslında, implantın pozisyonda kalmasına yardımcı olur ve kaymasını önler. Her hastanın bir kapsülü vardır; bu, iyileşmenin doğal ve gerekli bir parçasıdır.
İyi İyileşme Kötüye Gidince: Sıkışma
Kapüler Kontraktür, skar dokusunun aşırı üretimi ve aşırı birikimidir; bu durumda vücut, implantın etrafında doğal olarak oluşan duvarı fazla miktarda üretir ve zamanla bu yara kalın ve sert hale gelir. İmplant yumuşak şekilde sıkışır, yara dokusu sertleştiği ve implant sıkıştırıldığı için, implant sert bir top haline gelir. Bu durum birkaç şekilde daha belirgin hale gelir: implant göğse daha yukarıda görünür, şekli bozuk gibi görünür ve bazı çok kötü vakalarda, dokunulduğunda ağrı yapabilir. Bu, implantta bir kusur değildir; aslında, implantın bulunduğu alanla ilgilidir.
Sertliğin 4 Aşaması (Baker Ölçeği)

Doktorlar, hastalığın ciddiyet seviyesini Baker Ölçeği kullanarak belirler; bu ölçek çok hafiften çok şiddetliye kadar gider.
Grade I, memenin yumuşak kaldığı, tamamen doğal görünüme sahip olduğu ve sonuçların en iyi olduğu durumdur çünkü kapsül var ama hissedilmez. Daha sonra, cilt hafifçe sertleşmeye başlar, ancak dış görünümde herhangi bir değişiklik olmaz (Grade II). Kontraktür, Grade III’te belli olur; meme sertleşir ve görsel olarak çok yuvarlak veya “tutulmuş” gibi görünür ve göğüse çok yukarıda yerleşebilir. Grade IV’te ise; meme sert ve soğuk olmanın yanı sıra, deforme olur ve dokunulduğunda ağrı hissedilir. Bu durumda, ameliyat kaçınılmazdır.
Neden Olur? Biyofilm Teorisi
Şu ana kadar, hem bilim insanları hem de cerrahlar, neden sadece az sayıda kadının meme implantı sonrası kontraktür geliştirdiğini anlamaya çalışıyorlardı. Günümüzde, en temel bilimsel açıklama, biyofilm’in olayda rol aldığıdır. Biyofilm, son derece ince ve nerdeyse görünmez bir bakteri tabakasıdır. Ateşlenme ya da hastalık gibi belirti göstermezsiniz, fakat aslında implant yüzeyinizde düşük dereceli bir bakteriyel enfeksiyon vardır. Bakteriler, implantın kabuğuna yapıştığında, bağışıklık sistemi tepki gösterir ve bu bakterilere karşı savaşmaya başlar. Zamanla, inflamasyon o kadar şiddetli hale gelir ki, vücut bakterilere kalkan olacak daha kalın ve güçlü bir duvar inşa etmeye ikna olur. Bu bakteriler, hastanın cildinden, süt kanallarından veya hatta ameliyat odasındaki hava akımından gelmiş olabilir ki, implantın kısa süreyle paketleme sırasında maruz kaldığı zamanlarda bile yüzeye tutunabilirler.
Önleme: Türkiye’de Temassız Teknik
Biz, bakterilerin bizim düşmanımız olduğunu anladığımız için, kontraktürü önlemedeki tüm çaba steril bir ortam sağlamaya yöneliktir. Lin Europe Klinik olarak, İstanbul, Türkiye‘de, “Keller Funnel” Temassız Tekniğine başvuruyoruz. İmplantı, bakteriler taşıyabilecek deri teması olmadan, steril bir hamur torbası şeklinde olan bir huzmel kullanarak yerleştiriyoruz. Bu sayede implant, doğrudan meme cebine itilir ve cilt ya da kesimle temas etmez.
Ayrıca, implant yerleştirme submüsküler (kas altına) yapıldığında, kontraktür oranını büyük ölçüde azaltır çünkü sürekli hareket ve pektoral kasın masajı, cepleri açık tutar ve yara dokusunun sıkışmasını engeller.
Düzeltebilir mi?

Masaj veya ilaçlar, Grade III veya IV kontraktürünüz varsa işe yaramaz. Tek çözüm cerrahidir. Bu durumda Kapsektomi operasyonu yapılır. İmplant çıkarılır ve tüm yara kapsülü dikkatlice soyulur, tıpkı bir portakal kabuğu soymak gibi. Ardından genellikle yeni bir implant yerleştirilir. Tekrarlama durumunda, özel poliüretan kaplı implant veya yüzeyi dokulu olanlar tercih edilebilir çünkü tıbbi olarak, dokunun pürüzsüz yüzeye göre kontraktür riskini azalttığı kanıtlanmıştır.
Türkiye’de Meme İmplantı
Meme büyütme işlemi yaptırmak istediğinizde doğru partneri seçmek çok önemlidir çünkü sonuçta hayatınız tamamen değişecektir. Türkiye, estetik ameliyatlar için dünyadaki en iyi yerlerden biridir çünkü diğer ülkelere kıyasla çok uygun fiyatlarla üstün tıbbi hizmetler sunar. İstanbul‘da, Lin Europe Klinik olarak, kalite ve güvenliğin simgesiyiz. İşimiz yalnızca güzel şeyler yaratmak değil; uzun vadeli sağlığınız bizim önceliğimizdir. Diğer komplikasyonların riskini azaltmak için sıkı steril protokoller ve gelişmiş cerrahi teknikler kullanıyoruz. Giysiler, ayakkabılar ve küpenin ötesinde, güzellik düşündüğümüzde aklımıza gelen ilk şey yüz ve vücut değil mi? Güzel bir yüz ve beden, güzel sağlığın yansımasıdır; aynı şekilde, ikisi arasındaki uyum da öyledir. Hayatınıza güzellik katmamıza ve cilt altındaki sağlığa ulaşan bir güzellik sunmamıza izin verin.
Kapüler Kontraktür Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Cilt dokusunun normalde meme implantı çevresinde oluşması gereken kalın ve sıkı hale gelerek, implantı sıkarak memeyi sert ve bozuk hale getiren komplikasyondur.
Hayati tehlike arz eden bir durum değildir ve kanserle ilişkili değildir. Ancak, çok şiddetli ise, ağrıya ve görünümde deformasyona neden olabilir. Bu durumda, sorunu çözmek için ameliyat gerekebilir.
Kapüler kontraktürün en belirgin belirtileri, bir memenin sertleşmesi veya diğerine göre daha sert olması, şekil değişikliği (yuvarlaklaşması veya “yapışması”) ve meme yüksek konumda yerleşmiş olmasıdır.
Düzenli masaj, skar dokusunun sertleşmesini engellemek ve cepleri açık tutmak için, pürüzsüz implantlarda faydalı olabilir; ancak skar dokusu sertleşmişse, durumu geri çeviremez.
Evet. Kapüler kontraktür, skar dokusunun çıkarılması (kapsektomi) ve implant değişimi ile etkili şekilde tedavi edilebilir. İmplant türünün değiştirilmesi, tekrar olma riskini azaltmak için kullanılabilecek yöntemlerden biridir.



