Liposuction sonrası cildi sıkılaştırmak için helyum plazma enerjisi kullanır.
Oldukça yakın zamana kadar, liposuction geçirdikten sonra en büyük hayal kırıklıklarından biri, yağ alınmasının ardından cilt sarkmasıydı. Bu, balonun inmiş bir balon gibi görünmesi gibi bir durumdu. Balonun hacmi kaybolduğunda, cilt her zaman sıkışmaz veya “geri çekilmez”di. Bu özellikle, cilt elastikiyeti düşük olan daha yaşlı hastalar söz konusu olduğunda geçerlidir. Bu tür hastaların sadece küçük bir kısmı geleneksel liposuction tekniğiyle işlem geçebiliyordu. Çoğu hasta şişkin ciltle yaşamak veya karın germe veya kol kaldırma gibi işlemle büyük izlerin kalması riskini göze almak zorundaydı.
J-Plasma, şirket ismiyle Renuvion, vücut şekillendirme alanında her şeyi değiştiren çığır açıcı teknolojidir. Bu teknoloji yağı almak için değil, sadece cildi sıkılaştırmak içindir. J-Plasma, geleneksel liposuction ile birlikte kullanıldığında, iki etkili modda çalışarak sonuç verir: hacmi azaltır ve cildi daraltır. Lin Health Europe Klinik‘te, J-Plasma’yı en üst düzey non-invaziv sıkılaştırma yöntemi olarak kabul ediyoruz. J-Plasma ile liposuction’un avantajlarını, bir yandan standart liposuction’un ele alamadığı daha fazla cilt sarkmasına sahip olan ‘gri alan’ hastalara ve diğer yandan da büyük bir cerrahi parça çıkarımını gerektirmeyen hafif ve orta düzeyde cilt sarkması olan hastalara genişletebiliyoruz.
Fizik: Helyum Gazı ve Radyofrekansın Buluşması

J-Plasma bir lazer tedavisi değildir. Soğuk atmosferik plazma tedavisi türüdür. Önce, inert bir gaz olan helyum gazı cihazdan geçirilir ve daha sonra radyo frekans (RF) dalgalarıyla enerjilendirilir.
İşlem sonunda ortaya çıkan gaz, yüksek enerjili bir madde hâli olan plazmadır. Bu durumda, doku çok sıcak (yaklaşık 85°C) plazma ile vurulur, bu da dokuya anında kasılma sağlar. Aynı zamanda, doku sıcaklığı hızla düşer (bu, J-Plasma teknolojisinin sihirli kısmıdır). Bir saniye içinde, ısınma ve soğutma işlemleri aynı anda tamamlanır. J-Plasma olmadan, enerji miktarını güvenli bir şekilde dermisin altına yerleştirip cilt kasılmasını sağlamak ve yüzey hasarı (örneğin, yanıklar) veya aşırı ısınmayı önlemek zordur. Bu nedenle, cihaz lazer lipolizinden daha güvenli ve daha verimlidir.
“Sıkılaştırma Film” Etkisi
J-Plasma probu, liposuction için de kullanılan çok küçük bir ameliyat kesisi aracılığıyla içeriye alınır. Deri altında ileri geri hareket eder ve etkisi Fibroseptal Ağı‘na odaklanır.
Fibroconnective ağ, derinizi kaslarınızla bağlayan mikroskobik kollajen liflerinden oluşur. Buna, bir evin ana taşıyıcıları ve çatıyı tutan kolonlar gibi düşünebilirsiniz. J-Plasma, bu kollajen lifleri üzerine odaklanır; ısınması anlık kasılma sağlar. Cilt sıkılaştırma işlemi, ameliyat sırasında görülebilir. Hastanın cildi, işlem sonrası birkaç ay boyunca (6 ila 9 ay) değişiklikler göstermeye devam eder (ısı kaynaklı kolajen sentezi ve neokollajenizasyon).
Mükemmel Ortak: Neden Liposuction ile Birlikte Kullanılmalı?
J-Plasma‘nın tek başına kullanımı nadirdir. En iyi sonuçlar Yüksek Çözünürlüklü Liposuction ve VASER gibi tekniklerle elde edilir.
Liposuction temel görevi gerçekleştirir: derin ve yüzeysel seviyedeki yağları alır, böylece kaslar görünür hale gelir. Ardından, J-Plasma, sanki son şekerleme gibi, tamamlayıcı rol oynar. Cilt yeni şekillendirilmiş kaslar üzerinde sıkılaştırıldığında, kas tanımı görsel olarak artar. Örneğin, başka bir abdominal “yüksek çözünürlük” işlemi burada. Bu durumda, J-Plasma’nın amacı, cildi, karın çizgilerine (altı-pack) yakın tutmak; böylece cilt kıvrımlı ya da kopuk görünmez. Daha küçük ve tonlu bir karın elde edilir.
İz Kalmasını Engellemek: Zor Alanlara Tedavi

Başarının en önemli avantajlarından biri, J-Plasma ile izsiz tedavi yapılabilmesidir. Şimdiye kadar, sarkık üst kollar veya gevşek iç uyluk derisi sorunları olan kişilerde, brachioplasti veya uyluk germe ameliyatlarının tek çözüm yolu, kalıcı ve büyük izler bırakan cerrahi işlemlerdi.
J-Plasma prosedürü, hafif ve orta düzeyde cilt sarkmalarını, sadece 4 milimetrelik küçük kesiler aracılığıyla tedavi etmeye imkân tanır. Özellikle boyun ve çene hattı için bu oldukça devrim niteliğindedir. J-Plasma, boynu durumu olan ve yüz germe istemeyen hastaların boynunun tedavisinde etkili şekilde kullanılabilir. Daha da önemlisi, servikokütan açı net bir şekilde belirgin hale gelir; bu, J-Plasma olmadan, yalnızca kulak arkasına kesikler yapılarak sağlanabilir.
Uzun Vadeli Kollajen Yeniden Yapılanması: Sürekli Bir Hediye
Kısaca, ameliyat odasında görülen anlık sıkılaşma, J-Plasma’nın sunduğu sadece bir parçasıdır. Öte yandan, tedavi nadir bulunan bir biyolojik fayda olan uzun süreli kollajen yeniden yapılandırmasını sağlar. Cerrahi işlemin sonucu, J-Plasma tarafından tetiklenen kadar zaman içinde değişmez. Bir J-Plazma tedavisinden sonra ortaya çıkan dermis rejenerasyonu, vücudun yara iyileşmesi tepkisidir ve plazmanın neden olduğu termal hasar sonucu başlar.
İşlem sonrası birkaç ay boyunca (6’dan 12’ye kadar) yeni kollajen organize bir şekilde üretilir ve bu da zamanla cildin kalınlaşmasına, sıkılaşmasına ve daha genç görünmesine neden olur. Bir kadın “Mommy Makeover” yaptırmak ister ama karın germe sonrası için iyileşme süresi olmadan, bu kendisine yatırım yapmak için güzel bir yoldur. Ayrıca, gelecekte yaşlanma belirtilerine hazırlık yapmak isteyen hastalar da J-Plasma ile ilgili yatırımlar yaparak fayda sağlar. Bu yöntem, invaziv olmayan ve büyük cerrahi yaklaşımlar arasındaki eksik köprü konumundadır ve minimally invasive vücut şekillendirmesinin bir sonraki aşamasını temsil eder.
Türkiye’de J-Plasma: Lin Health Europe Klinik neden tercih edilmeli?
Dünyanın en iyi aracı ustası olmadan işe yaramaz. Türkiye’de J-Plasma yeni ve popüler bir tedavidir; ancak güvenlik her şeyden önemlidir. Doğru kontrolsüz ısı ve gaz kombinasyonu, seroma veya doku yaralanmasına neden olabilir.
Lin Health Europe Klinik’teki uzman cerrahlarımız, Renuvion/J-Plasma teknolojisinde resmi sertifikalara sahiptir. Cihazı her zaman bir “evrensel” araç olarak kullanmak bizim uygulamamız değildir. Sadece cildiniz için uygun enerji seviyesini ayarlamak adına, kalınlık ve elastikiyetini detaylı şekilde ölçer ve değerlendiririz. Ayrıca, yeni sıkılaşmış cildin fibrozis oluşmadan iyileşmesini sağlamak üzere Post-Op lenfatik masaj ve özel kompresyon yöntemleri ile tedaviyi destekleriz. Kliniklerimizi ve teknolojimizi tercih ederek, bilimsel olarak sağlam ve estetik açıdan tatmin edici bir sonucu garanti altına alırsınız.
J-Plasma Liposuction Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, aynı şey değildir. Lazer liposuction, yağı eriten ve hafif cilt sıkılaştıran bir enerji kullanır. J-Plasma ise, sadece cilt sıkılaştırmaya yönelik, çok daha güçlü helyum plazma enerjisi kullanır.
Bir dereceye kadar, duruma bağlıdır. Örneğin, eğer bir deri sarkması veya fatoyle bir deri katlaması (pannus) varsa, yine de cerrahi gerekir. J-Plasma, sadece cildi gevşek olan ancak aşırı sarkma olmayan hastalara yöneliktir.
Teknik olarak, cilt fiziksel olarak kasıldığından, sıkılaşma kalıcıdır. Ancak, cilt zamanla yaşlanmaya devam eder. Ayrıca, kilo dalgalanmaları yaşanmadığı sürece sonuçlar daha uzun süre kalıcı olur.
İyileşme süreci, geleneksel liposuction ile oldukça benzerdir. Isı enerjisi nedeniyle, ilk hafta içinde içsel olarak biraz daha yoğun bir ‘sıkı’ veya ‘güneş yanığı’ tarzı hisler hissedebilirsiniz. Ancak, bu, ilaçlar ile kolayca kontrol edilir.
Temelde, gevşek cildi olan hemen hemen her bölge tedavi edilebilir: karın, yanlar (aşk kulpları), sırt (sütyen topukları), iç uyluklar, üst kollar ve hatta boyun veya çene.



